• Ana Sayfa  
  • Bir Varoluş Krizi: II. Kısım Nergiz’in Hikayesi Z’den, S’ye Dönüş(e)memek
- Felsefe

Bir Varoluş Krizi: II. Kısım Nergiz’in Hikayesi Z’den, S’ye Dönüş(e)memek

Yazımı örmeye başlamadan önce sizleri Z harfini incelemeye davet ediyorum. Sınır çizen, kestirip atabilen, sinirli ve tehditkar bir havası var. Eğilmek yerine kırılmayı tercih eden türden. Keskin köşeleriyle alfabede çoğu zaman aykırı ve uzak durulması gereken bir harf olarak var olmuş olsa da sağlam bir karakteri var bence. Koskoca alfabede eğilip bükülmeyen birkaç harften biri […]

Yazımı örmeye başlamadan önce sizleri Z harfini incelemeye davet ediyorum. Sınır çizen, kestirip atabilen, sinirli ve tehditkar bir havası var. Eğilmek yerine kırılmayı tercih eden türden. Keskin köşeleriyle alfabede çoğu zaman aykırı ve uzak durulması gereken bir harf olarak var olmuş olsa da sağlam bir karakteri var bence. Koskoca alfabede eğilip bükülmeyen birkaç harften biri ve onlar kadar saygı duyulası. Ancak fark edeceğiniz üzere benzerlerinden de farklı, vicdanlıların bile vicdanını rahatsız etmiş olacak ki albafenin en sonunda olması uygun görülmüş.

Gelelim S harfine, toplumun ideal gördüğü S harfine. Z’yi değil S’yi benimsiyorlar çünkü onlara toplumun dikte ettiği bir şey var bunun farkında bile değiller. Sivri ve keskin olandan korkulur, köşeleri törpülenmiş biri ise herkes tarafından kabul görür. S harfi kim ne derse yapar, sınırları ve kuralları yoktur. Sistemin ilk harfidir ve ona hizmet eder. Kimse için risk teşkil etmez, alfabede ona uygun görülen yere sesini çıkarmadan kurulur. Esnekliği sayesinde birbirinden farklı ortamlarda bulunabilir. S’ler emekliliklerini rahat geçirir ve ölene dek etliye sütlüye karışmaz.

İlk gençlik çağlarımda antidepresanlarında desteğiyle S olmak için çok çabaladım. Toplumda yer edinmek ve sevilmek istiyordum. Ben kendimi budadıkça daha sevimsiz bir hale geldim. Toplumun bir parçası olmak için insanların sizi sevmesi için kendinizden, karakterinizden ne kadar ödün verirseniz verin daha bir eğreti oluyorsunuz. Toplumun bir parçası olabilmem için eğilmem, esnemem, bükülmem gerekiyordu. Denemedim değil. Denedim ve delirdim.

Deliliğin dehlizlerinden çıkıp geldim bugüne ve işte karşınızda Z! Varoluşumun tüm keskinliği ve ihtişamıyla toplumun önünde dikiliyorum. Bir parçası olmak için değil. Daha iyi bir hale getirmek için.

Kendini eksik, yetersiz ve beceriksiz hisseden tüm küçük Z’lere sesleniyorum: Antidepresanlar veya intihar düşüncelerinden kurtul. Sen böyle çok güzelsin ve topluma yön verecek potansiyele sahipsin. Sen insanların senden beklediği profil olmak zorunda değilsin. Keskin sirke küpüne zarar veriyorsa o küpün yetersizliği. Çevrendekiler senin daha azın diye seni az hissettirmelerine izin verme. Potansiyelinin farkında ol ve Z harfine bir salıncak kur. Bırak S’ler davet edilsin, bırak onların cüzdanları dolsun. Şunu unutma sen etik değerlerini bir kenara bıraktığın an S olabilirsin ama onlar hayatları boyunca Z olamayacak.

Z’ler! Size S olmazsanız hiçbir yere varamayacağınızı söyleyen insanlara kulak asmayın ve kendi varoluşunuza güvenin. Sadece olduğunuz gibi davranın ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin.

 

Bu yazımı tanıdığınız tüm küçük Z’lere göndermenizi rica ediyorum.

 

Ceren NergiZ

Gündem Blog Haberler